Karl Marx’ın Eşine yazdığı mektup

Yürekten sevdiğim,

Sana yine yazıyorum çünkü yalnızım ve çünkü kafamın içinde seninle konuşurken senin bunu bilmiyor, ya da karşılık veremiyor olmana dayanamıyorum.
Kısa süreli ayrılıklar iyi geliyor, çünkü hep bir arada olunca her şey ayırt edilemeyecek kadar birbirine benzeşmeye başlıyor. Yanyana durunca kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. Küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. Yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. Aşkımda öyle…
Zamanın aşkımı tıpkı güneş ve yağmurun bitkileri büyüttüğü gibi büyütmüş olduğunu anlamam için senin bir an, sırf rüyada bile olsa, benden koparılman yetiyor. Senden ayrılır ayrılmaz sana olan aşkım bütün gerçekliğiyle kendini gösteriyor: O, ruhumun bütün enerjisiyle yüreğimin bütün kişiliğini bir araya getiren bir dev. Böylece yeniden insan olduğumu hissediyorum çünkü içim tutkuyla doluyor. Araştırma ve çağdaş eğitimin bizi kucağına attığı belirsizlikler ve bütün nesnel ve öznel izlenimlerimde kusur bulmaya iten kuşkuculuk bizi küçük, zayıf ve mızmız kılıyor. Ama aşk Feurbachvari insana aşk değil, metabolizmaya aşk değil, proletaryaya aşk değil, sevdiğine aşk, yani sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor…
Dünyada çok kadın var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.
Hoşçakal canım. Seni ve çocukları binlerce kere öperim.
Senin, Karl
Manchester, 21 Haziran 1865
Admin notu: Sevgili dost sizden bir ricam var. http://www.filmizleyin.net/satici-izle filmini twitter ve facebooktan paylaşır mısınız?

8 comments

  1. “Dünyada çok kadın var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.” -Dünyanın en güzel kadını, dünyadaki en güzel cümleler kadar bile güzel değildir.. şu mektubun son cümlesi, dünyadaki her güzelliğe bedeldir❤

  2. “Yanyana durunca kuleler bile cüceleşirken, alelade ve ufak tefek şeyler yakından bakınca kocamanlarmış. Küçük tedirginlikler onlara yola açan nesneler göz önünden kaldırıldığında yok olabilir. Yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. Aşkım da öyle…” Aşkın öznelliği ve özelliği, tutkunun derinliği bu kadar güzel anlatılabilirdi.

  3. Türkiyede aşk’a inancım kalmadı. Yaşım 27 beğenip tanıştığım sevgilim olmasını istediğim bayanları çok sevmiş ve mutlu bir hayat hayalleri kurmuşumdur fakat sevgimin karşılığını hiç alamamışımdır kandırılmışım eğlenilmişimdir. Bu yüzden benim gibi çok seven bir insanı harcıyorlarsa Aşk’ın varlığına inancım olamaz. En büyük aşk Allah aşk’ı …

  4. Yan yanalık dolayasıyla sıradanlaşan tutkularsa mesafenin büyümesine yeniden büyüyüp doğal boyutlarına dönerler. Aşkımda öyle…
    Anlatılan senin hikayendiɾ. / Karl Marx

  5. Marx, çağların bilgesi. Ama onun romantik ve aşık yönünü bilmezdim.
    Bu kadar güzel bir aşk mektubu da ona yakışırdı doğrusu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir